Lakers kaçıyor, Boston yakalıyor

Yazdır
Final serisinin 4. maçı tam bir meydan muharebesi şeklinde geçti. Hakemlerin düdüklerini evde unutmasıyla açık ara serinin en sert maçını Celtics kazandı.
Karşılaşma öncesinde evindeki ilk maçı kaybetmiş olmanın büyük dezavantajını yaşayan Boston cephesi, artık serinin kalan tüm maçlarında diken üstünde olacaktı. Her maça kazanmak için çıkmaları yeterli olmayacaktı. Artık kazanmaktan başka çareleri yoktu. Yani bir nevi can havli ile seriyi lehlerine çevirmeye çalışacaklardı. O yüzden maça daha istekli ve baskılı başlamaları gerekiyordu. Öyle de yaptılar.
Maça Boston, başlaması gerektiği gibi istekli ve mücadeleci başladı. Hızlı ve içeriden oynayarak basketler buldular. Savunmada daha dikkatliydiler. Gasol ilk dakikalarda yüksek posttan ard arda basketler buldu. Ancak iki takımın da savunma dozajı biraz daha artınca atışlar kaçmaya başladı. Boston tempo bulduğu anlarda hep hızlı hücumlarla pota altından basketler buldu. İlk altı dakikada karşılıklı basketlerle skorda denge vardı. Lakers'ta şutlar kaçmaya başladı ancak Boston da skor bulmakta zorlandı ilk çeyreğin sonlarına doğru. Pierce 10 sayıyla Boston'ın ilk çeyrekteki en etkili ismi oldu. İlk çeyrekte iki takımın da kötü yüzdeyle basket bulmasıyla skor biraz düşük kaldı. Ev sahibi çeyreği 19-16 önde kapattı.
Boston ikinci çeyreğe Robinson'ın üçlüğüyle başladı. Farmar'dan yanıt gecikmedi. İki takımın mücadelesi üst düzeyde devam etti. Shannon Brown, Kobe çeyrek başında kenardayken inanılmaz etkili oynadı. İkinci çeyrekte Kobe Bryant ritmini bulunca hem Lakers'ı skorda tuttu hem de Boston Celtics'in hızını kesti. Lakers, Boston'ı önce yavaşlatıp sonra da üstünlük kurma düşüncesini ilk yarının sonlarına doğru gerçekleştirmeyi başardı. Boston ikinci şans sayılarıyla skorda tutunabildi. İlk çeyrekte sahanın yıldızı olan Pierce, ikinci çeyrekte ortalıklarda yoktu. Lakers, ilk yarıyı Gasol ve Kobe'nin etkili oyunu ve savunmada Celtics'e yaşattığı zorluklarla 45-42 önde kapadı.
İkinci yarı da çekişmeli başladı. Fisher'ın ekstra basketleri ve hücumda iyi top çevirmesiyle Lakers önde kalmayı başardı. Boston ise yine hızlı geldiği hücumlarda basketler bulabildi. Bynum'ın dizindeki ağrılarının artmasıyla sahada fazla kalamadığı maçta Odom'ın ribaundlara yaptığı katkı da önemliydi. Ancak maçın genelinde çok kopuk oynadı. Lakers'ta Gasol ve Odom, pota altını uzunlara iyi kapatarak dış şutlarda başarısız olan Boston'a karşı savunmada iyi karşı koydu. Ancak Lakers da hücumda çok başarılı değildi. Bu yüzden skorda hiç büyük kopmalar olmadı.
Maçta iki takımın da hücumda zorlanmasının sebebi sertliği önceki maçlara göre iyice artan savunmalardı. Bunda seyircinin de payı büyüktü bence. Bynum ikinci yarıda ancak 9 dakika sonra oyuna girebildi, bir iki dakika kaldı. Celtics'in tempo yakaladığı anlarda kaçan şutlar ev sahibi takımın üstünlük yakalamasını engelledi. Lakers'ta Kobe çeyreğin sonuna doğru zor ve önemli basketlerle takımını oyunda tutmaya devam etti, üçüncü çeyreğin yıldızı oldu. Lakers son çeyreğe 62-60 önde girdi.
Lakers son çeyreğe de Gasol'ün etkili oyunuyla başladı. Pota altında ayaklarını çok iyi kullanan Gasol takımına önemli basketler kazandırdı. Boston da Glen Davis ile ayakta kalarak öne de geçmeyi başardı. Davis ilk dört dakikanın yıldızıydı. Maç artan tansiyonla iyice Amerikan futbolu havasına büründü. Bir ara yerlerde iki seksen uzanmış topu arkadaşına geçirmeye çalışan topçular vardı. Celtics bu çeyrekte oyuna ağırlığını koyarak 71-64 üstünlük kurdu. Son 3 dakikada 12-2'lik bir seri yakalamayı başardı. Rasheed Wallace maçtaki ilk basketini bitime 6 dakika kala attığı uzun mesafeli üçlükle bularak karakterini bir kez daha ispatladı.
Lakers son çeyrekte Kobe ve Gasol'ü unutsa da Odom ile basketler buldu. Boston'da Nate Robinson'ın da ekstra işleri takımının üstünlüğünü korumasını sağladı. Celtics son dört dakikaya 11 sayı farkla önde girdi. Ancak Lakers son 2:45'te farkı 6 sayıya kadar indirdi. Maçın son dakikalarında ikinci yarıda kayıpları oynayan Paul Pierce kritik sayılar buldu. Lakers'ın farkı 3 sayıya indirebileceği bir hücumda Kobe'nin pasına elini sokan Rondo topu Lakers potasına bırakırken, belki de maçın sonucuna tek imzasını attı. Bu basket Lakers'ı iyice çökertti. Celtics maçı 96-89 kazanarak seriyi 2-2 eşitledi.
Final serisi beklendiği gibi efsanevi bir şekilde ilerliyor. Her maç ayrı bir hikayenin ayrı kahramanları ortaya çıkıyor. İlk maçta Lakers'ı galibiyete taşıyan ki Los Angeles takımı adına serinin anahtarları olan Gasol ve Bynum'ın pota altı dominasyonunu izledik. İkinci maçta Boston adına ilk yarıda Ray Allen sahneye çıkarak rekorlar kırdı, 32 sayı attı. İkinci yarıda Rondo bayrağı devralarak seriyi eşitledi. Üçüncü ve serinin bana göre en kritik maçında Lakers'ın uyuyan güzeli Fisher çıktı bu kez sahneye. Tek başına Boston'ı Garden'da yıktı. Ve bu mücadele dolu son maçta Boston'ın ağır işçisi Glen Davis çıktı son çeyrekte sahneye. Maçı takımına terinin son damlasına kadar mücadele ederek getirdi. Tabi bir yardımcısı da Nate Robinson oldu.
Artık seride beşinci maçı bekliyoruz. Umarım onu izleyebilirim çünkü Boston adına ikinci ya tamam ya da devam maçı olacak. Seride 3-2 öne geçmeleri Lakers'ı bayağı strese sokar ama son iki maç Los Angeles'ta olacağından şansları rakiplerine göre daha az. Ancak kaybederlerse seri 7. maça uzamayacaktır.
Bu maçta Lakers, Bynum'ın yokluğunu çok hissetti. Özellikle ikinci yarıda Boston, pota altında bir dönemlik duvara toslama aşamasından sonra cirit attı. Davis oraların tek hakimi oldu. Kobe Bryant 33 sayı atmasının yanında takımını seride ilk kez bu kadar iyi sırtladığı maçta galip gelemedi. Gasol bence seri boyunca istikrarlı oyununu sürdürdü. Sadece bu maçta biraz fazla sertlikle karşılaşınca savunmada aksadı, Bynum yokken daha fazla yoruldu. Lakers yedeklerden de destek alamayınca kaybetti. Boston'a maçı getiren en önemli faktör ribaundlardaki üstünlük ve buna bağlı olarak ikinci sans sayılarıydı. Yoksa maç boyunca çok iyi hücum ettiklerini söylemek çok zor. Paul Pierce'ın maçın başında ve sonunda etkili olması yedeklerin o katkısı olmasa hiçbir işe yaramayacaktı. Herhalde beşinci maçta tüm çeyreklerde etkili olması gerektiğinin farkında olarak oynar.
Seri artık 2-2 oldu. Lakers'ın hala avantajlı olduğunu düşünüyorum. Beşinci maçı da kaybetseler dahi Los Angeles'ta iki harika maç izleyeceğimize eminim. Bekleyip görelim.
Celtics 96-89 LakersFinal serisinin 4. maçı tam bir meydan muharebesi şeklinde geçti. Hakemlerin düdüklerini evde unutmasıyla açık ara serinin en sert maçını Celtics kazandı.

Karşılaşma öncesinde evindeki ilk maçı kaybetmiş olmanın büyük dezavantajını yaşayan Boston cephesi, artık serinin kalan tüm maçlarında diken üstünde olacaktı. Her maça kazanmak için çıkmaları yeterli olmayacaktı. Artık kazanmaktan başka çareleri yoktu. Yani bir nevi can havli ile seriyi lehlerine çevirmeye çalışacaklardı. O yüzden maça daha istekli ve baskılı başlamaları gerekiyordu. Öyle de yaptılar.

Maça Boston, başlaması gerektiği gibi istekli ve mücadeleci başladı. Hızlı ve içeriden oynayarak basketler buldular. Savunmada daha dikkatliydiler. Gasol ilk dakikalarda yüksek posttan ard arda basketler buldu. Ancak iki takımın da savunma dozajı biraz daha artınca atışlar kaçmaya başladı. Boston tempo bulduğu anlarda hep hızlı hücumlarla pota altından basketler buldu. İlk altı dakikada karşılıklı basketlerle skorda denge vardı. Lakers'ta şutlar kaçmaya başladı ancak Boston da skor bulmakta zorlandı ilk çeyreğin sonlarına doğru. Pierce 10 sayıyla Boston'ın ilk çeyrekteki en etkili ismi oldu. İlk çeyrekte iki takımın da kötü yüzdeyle basket bulmasıyla skor biraz düşük kaldı. Ev sahibi çeyreği 19-16 önde kapattı.

Boston ikinci çeyreğe Robinson'ın üçlüğüyle başladı. Farmar'dan yanıt gecikmedi. İki takımın mücadelesi üst düzeyde devam etti. Shannon Brown, Kobe çeyrek başında kenardayken inanılmaz etkili oynadı. İkinci çeyrekte Kobe Bryant ritmini bulunca hem Lakers'ı skorda tuttu hem de Boston Celtics'in hızını kesti. Lakers, Boston'ı önce yavaşlatıp sonra da üstünlük kurma düşüncesini ilk yarının sonlarına doğru gerçekleştirmeyi başardı. Boston ikinci şans sayılarıyla skorda tutunabildi. İlk çeyrekte sahanın yıldızı olan Pierce, ikinci çeyrekte ortalıklarda yoktu. Lakers, ilk yarıyı Gasol ve Kobe'nin etkili oyunu ve savunmada Celtics'e yaşattığı zorluklarla 45-42 önde kapadı.

İkinci yarı da çekiÅŸmeli baÅŸladı. Fisher'ın ekstra basketleri ve hücumda iyi top çevirmesiyle Lakers önde kalmayı baÅŸardı. Boston ise yine hızlı geldiÄŸi hücumlarda basketler bulabildi. Bynum'ın dizindeki aÄŸrılarının artmasıyla sahada fazla kalamadığı maçta Odom'ın ribaundlara yaptığı katkı da önemliydi. Ancak maçın genelinde çok kopuk oynadı. Lakers'ta Gasol ve Odom, pota altını uzunlara iyi kapatarak dış ÅŸutlarda baÅŸarısız olan Boston'a karşı savunmada iyi karşı koydu. Ancak Lakers da hücumda çok baÅŸarılı deÄŸildi. Bu yüzden skorda hiç büyük kopmalar olmadı. 

Maçtan fotoğraflar için tıklayın...Maçta iki takımın da hücumda zorlanmasının sebebi sertliği önceki maçlara göre iyice artan savunmalardı. Bunda seyircinin de payı büyüktü bence. Bynum ikinci yarıda ancak 9 dakika sonra oyuna girebildi, bir iki dakika kaldı. Celtics'in tempo yakaladığı anlarda kaçan şutlar ev sahibi takımın üstünlük yakalamasını engelledi. Lakers'ta Kobe çeyreğin sonuna doğru zor ve önemli basketlerle takımını oyunda tutmaya devam etti, üçüncü çeyreğin yıldızı oldu. Lakers son çeyreğe 62-60 önde girdi.

Lakers son çeyreÄŸe de Gasol'ün etkili oyunuyla baÅŸladı. Pota altında ayaklarını çok iyi kullanan Gasol takımına önemli basketler kazandırdı. Boston da Glen Davis ile ayakta kalarak öne de geçmeyi baÅŸardı. Davis ilk dört dakikanın yıldızıydı. Maç artan tansiyonla iyice Amerikan futbolu havasına büründü. Bir ara yerlerde iki seksen uzanmış topu arkadaşına geçirmeye çalışan topçular vardı. Celtics bu çeyrekte oyuna ağırlığını koyarak 71-64 üstünlük kurdu. Son 3 dakikada 12-2'lik bir seri yakalamayı baÅŸardı. Rasheed Wallace maçtaki ilk basketini bitime 6 dakika kala attığı uzun mesafeli üçlükle bularak karakterini bir kez daha ispatladı. 

Lakers son çeyrekte Kobe ve Gasol'ü unutsa da Odom ile basketler buldu. Boston'da Nate Robinson'ın da ekstra işleri takımının üstünlüğünü korumasını sağladı. Celtics son dört dakikaya 11 sayı farkla önde girdi. Ancak Lakers son 2:45'te farkı 6 sayıya kadar indirdi. Maçın son dakikalarında ikinci yarıda kayıpları oynayan Paul Pierce kritik sayılar buldu. Lakers'ın farkı 3 sayıya indirebileceği bir hücumda Kobe'nin pasına elini sokan Rondo topu Lakers potasına bırakırken, belki de maçın sonucuna tek imzasını attı. Bu basket Lakers'ı iyice çökertti. Celtics maçı 96-89 kazanarak seriyi 2-2 eşitledi.

Final serisi beklendiÄŸi gibi efsanevi bir ÅŸekilde ilerliyor. Her maç ayrı bir hikayenin ayrı kahramanları ortaya çıkıyor. İlk maçta Lakers'ı galibiyete taşıyan ki Los Angeles takımı adına serinin anahtarları olan Gasol ve Bynum'ın pota altı dominasyonunu izledik. İkinci maçta Boston adına ilk yarıda Ray Allen sahneye çıkarak rekorlar kırdı, 32 sayı attı. İkinci yarıda Rondo bayrağı devralarak seriyi eÅŸitledi. Üçüncü ve serinin bana göre en kritik maçında Lakers'ın uyuyan güzeli Fisher çıktı bu kez sahneye. Tek başına Boston'ı Garden'da yıktı. Ve bu mücadele dolu son maçta Boston'ın ağır işçisi Glen Davis çıktı son çeyrekte sahneye. Maçı takımına terinin son damlasına kadar mücadele ederek getirdi. Tabi bir yardımcısı da Nate Robinson oldu. 

Dim lights Download Embed Embed this video on your site

Artık seride beÅŸinci maçı bekliyoruz. Umarım onu izleyebilirim çünkü Boston adına ikinci ya tamam ya da devam maçı olacak. Seride 3-2 öne geçmeleri Lakers'ı bayağı strese sokar ama son iki maç Los Angeles'ta olacağından ÅŸansları rakiplerine göre daha az. Ancak kaybederlerse seri 7. maça uzamayacaktır. 

Bu maçta Lakers, Bynum'ın yokluğunu çok hissetti. Özellikle ikinci yarıda Boston, pota altında bir dönemlik duvara toslama aşamasından sonra cirit attı. Davis oraların tek hakimi oldu. Kobe Bryant 33 sayı atmasının yanında takımını seride ilk kez bu kadar iyi sırtladığı maçta galip gelemedi. Gasol bence seri boyunca istikrarlı oyununu sürdürdü. Sadece bu maçta biraz fazla sertlikle karşılaşınca savunmada aksadı, Bynum yokken daha fazla yoruldu. Lakers yedeklerden de destek alamayınca kaybetti. Boston'a maçı getiren en önemli faktör ribaundlardaki üstünlük ve buna bağlı olarak ikinci sans sayılarıydı. Yoksa maç boyunca çok iyi hücum ettiklerini söylemek çok zor. Paul Pierce'ın maçın başında ve sonunda etkili olması yedeklerin o katkısı olmasa hiçbir işe yaramayacaktı. Herhalde beşinci maçta tüm çeyreklerde etkili olması gerektiğinin farkında olarak oynar.

Seri artık 2-2 oldu. Lakers'ın hala avantajlı olduğunu düşünüyorum. Beşinci maçı da kaybetseler dahi Los Angeles'ta iki harika maç izleyeceğimize eminim. Bekleyip görelim.

Bu içeriği paylaş...
Su anda buradasin Spor -|- Basketbol -|- Lakers kaçıyor, Boston yakalıyor