NBA'de 82 maçta pili bitenler yarışın dışında kaldı. 82'nin üstüne çıkarak play-off mücadelesi verenlerden ise sadece ikisi son raunda geldiler. Batı Şampiyonu Dallas Mavericks ile Doğu Şampiyonu Miami Heat efsane 2006 final serisinden sonra bir kez daha yeni bir seri için karşı karşıya geliyorlar.
Futbolda derbi maçlar ve özellikle büyük turnuvaların final maçları için diğerine göre favori bir takım olsa da şanslar eşit denir. Çünkü finale kadar gelen takımların motivasyonları, kazanma istekleri, tecrübeleri gibi faktörler çoğu zaman teknik özelliklerden daha fazla öne çıkarak dengeleyici bir güç olabilir. Derbilerde de bir takım ne kadar kötü durumda olursa olsun o maç, ligdeki hatta o sezon tüm kulvarlarda oynanan birçok maçtan daha başka yerdedir. Dolayısıyla bu tür maçlarda her zaman başka faktörler devreye girer.
Basketbolda da aynı durum söz konusu. 2011 NBA Finali'ne baktığımızda, Miami Heat üç yıldızlı kadro yapısı itibariyle, Doğu Konferansı'nda final için sezon başından beri büyük favoriydi. Diğer taraftan Dallas Mavericks, iyi bir sezon geçirmesine rağmen final için San Antonio Spurs ve Los Angeles Lakers gibi ağır favorilerin yanında biraz daha geri planda bir takımdı. Ancak gelinen bu noktada bu yedi maçlık seri için şanslar eşit diyebiliriz. Bu finalin artık NBA Şampiyonluğu için son adım olmasının yanında yakın geçmişe uzanan bir tarihi önemi de bulunuyor. Dolayısıyla teknik, taktik unsurlardan başka ekstra motivasyon, tecrübe ve benzeri değişkenler çok fazla önem kazanıyor.
Bahis açısından bu serideki her maçı, önceki maçları da göz önündeki bulundurarak ayrı ayrı değerlendirip, tahminlerde bulunacağız. Ancak hepsinden önce bu finale özel bir ısınma turu yapmak gerekiyor.
2006'DA NELER OLDU?
Pat Riley, Shaquille O'Neal ve Dwyane Wade... Bu içim isim 2005-06 sezonunda Miami Heat'e şampiyonluğu getiren, rakiplerin içine girdiği anda kaybolduğu Bermuda Şeytan Üçgeni'nin köşeleriydiler. Tabi ki özellikle final serisinde Alonzo Mourning ve Antoine Walker gibi önemli katkılar yapan veteran oyuncular da yabana atılamaz, ancak başrolde bu isimler vardı. Miami Heat normal sezonda grubunu 52 galibiyetle lider tamamlamış ve Doğu ikincisi olarak play-off'a girmişti. İlk turda Chicago Bulls'u 4-2, çeyrek finalde New Jersey Nets'i 4-1 ve Doğu finalinde Detroit Pistons'ı 4-2 geçerek finale geldi. Dallas Mavericks ise 60 galibiyet almasına rağmen Batı'da ancak dördüncü olabildi. İlk turda Memphis'i 4-0'la süpürdükten sonra Batı lideri San Antonio Spurs'u yedi maçta geçebildi. Konferans finalinde ise rakip iki Los Angeles takımını da yedişer maçta eleyerek gelen Phoenix Suns'dı. Mavericks bu seriyi de altı maçta bitirerek Batı şampiyonu oldu ve finale kaldı.
Final serisinde Shaquille O'Neal ve Wade faktöründen ötürü Miami Heat kağıt üstünde daha iyi görünen taraftı. Ancak saha avantajına sahip olan Dallas, ilk iki maçı kazanarak Doğu ekibinin morallerini bozmuştu. Nowitzki ve Terry durmak bilmiyordu. Seri Miami'ye taşınınca işler değişti. Çoğunluk Heat'in 2-0 geriden gelerek seriyi kazanmasını çok zor görüyordu ancak Wade ilk maçta 42, ikinci maçta 36 sayılık performanslarıyla serinin eşitlenmesinde büyük rol oynadı. Beşinci maçta yine Wade sahnedeydi ve bu kez 43 sayılık performansıyla Heat'in rakibini sadece bir sayı farkla geçerek şampiyonluğa sadece bir maç uzaklıkta kalmasını sağladı. Miami Heat final serilerinde 2-3-2 formatına geçilmesinden bu yana 2-0'dan evindeki üç maçı da kazanarak 3-2 öne geçen ikinci takım oldu. Üç mağlubiyetlik şok dalgasını yiyen Mavericks, evine korku ve endişe içinde döndü. Altıncı maç onlar için ya tamam ya da devam maçıydı. Miami Heat de şampiyon olmak için deplasmanda kazanmak zorundaydı. Maçın ilk yarısında Dallas iyi oynayan ve önde olan taraf olsa da ikinci yarıda Miami Heat rüzgarı esmeye başladı ve son dakikaları büyük çekişme içerisinde geçen maçı 95-92 kazanan Heat ilk NBA şampiyonluğuna ulaştı. Böylece Shaquille O'Neal de Wade'e verdiği şampiyonluk sözünü tutmuş oldu. Miami Heat böylece 1969'da Boston Celtics ve 1977'de Portland Trail Blazers'dan sonra bir final serisinde 2-0 geriden gelerek şampiyon olan üçüncü takım oldu.
VE YIL 2011...
O muhteşem final serisinin üzerinden beş yıl geçti ve iki takım yine karşı karşıya geliyor. O günlerde sahada olan ve bu sene de sahada olacak olan sadece üç isim var. Miami Heat'te Dwyane Wade ve Dallas Mavericks'te Dirk Nowitzki ile Jason Terry... Bu seriyle 2006'daki seri arasında iki takımda da önemli değişiklikler mevcut. Birkaç başlık halinde bu seriye genel bir bakış atarsak;
KADRO DERİNLİKLERİ
Dallas Mavericks Dirk Nowitzki gibi çok önemli bir skorere sahip. Alman yıldız normal sezonu 23.0 sayı ortalamasıyla tamamladı ancak play-off'ta 28.4 sayı ortalamasıyla oynuyor. Mavericks ayrıca kenardan Jason Terry ile önemli skor katkısı alabiliyor. Terry'nin yanı sıra JJ Barea ve Peja Stojakovic de zaman zaman rakiplerinin başına çok iş açtılar. Miami Heat'te ise özellikle Philadelphia serisinden sonra Boston Celtics ve Chicago Bulls serilerinde çok daha farklı performanslar ortaya koyan bir trio gördük. Son maçlarda ve özellikle Bulls serisinde Bosh'un performansındaki ekstra artışla finale çok iyi durumda geldiler. Miami Heat üç yıldızı da savunmaya konsantre olduğunda rakipleri düşük skorda tuttuğu gibi hücumda da esktra iyi oynuyor. Ancak kadro derinliği açısından Mavericks'e göre daha kötü durumdular. Tabi ilk beşlere bakınca da bu kadro derinliği dezavantajı Heat için çok da üzerinde durulacak bir durum olmayabilir. Yine de Heat için pota altında rotasyona girecek oyuncuların özellikle savunmada vereceği ekstra ribaund katkısı ve içeriyi kapatma etkisi önemli olacak. Aynı şekilde Dallas Mavericks de kenardan alacağı desteğe çok ihtiyaç duyacak.
SERİNİN ANAHTARLARI
İki takım da belki takım halinde yeni bir oluşum içerisinde olsalar da tecrübeli ve yetenekli oyunculardan kurulu kadrolara sahip durumdalar. Miami Heat için serinin anahtarları, son iki seride olduğu gibi süper üçlünün motivasyonu ve LeBron James'in takımda üstlendiği liderliği final serisinde devam ettirmesi olacak. Ayrıca Nowitzki'yi ne kadar iyi savunurlarsa ve Dallas Mavericks'in şut silahlarını ne kadar yavaşlatabilirlerse galibiyete o kadar yakın olacaklar. Dallas Mavericks biraz şuta dönük bir takım olduğundan dolayı Nowitzki onlar için birinci kilit faktör. Sonrasında savunmadaki gayretlerini artırmaları ve ekstra skor üretme fonksiyonlarını çalıştırmaları gerekecek. Jason Kidd gibi tecrübeli bir oyun kurucunun göstereceği performans, özellikle Heat'in savunma dozajına göre Dallas hücumlarında kilit rol oynayacak.
SERİ TAHMİNİ: 4-2 MIAMI HEAT
Yazının başında belirttiğimiz gibi bu bir final serisi ve serideki her maça ayrı ayrı etki edebilecek, yukarıda sayamadığımız birçok değişik faktör bulunuyor. Seride maçlar oynandıkça daha sağlıklı tahminler yapabileceğiz ancak şu ana kadar gelinen noktada hem Heat hem de Mavericks hakettikleri için finaldeler. Yine de 2006'ya benzer şekilde Miami Heat'in Dallas'da bir galibiyet alarak seriyi altı maçta bitireceğini düşünüyorum. Wade'in yanında daha diri ve kariyerinin zirvesinde iki süper yıldız bulunuyor. Dirk Nowitzki ise daha çok yaşlı kurtlarla, tecrübeli takım arkadaşlarıyla finale kadar geldi. Ben finallerin çok çarpışmalı geçeceğini düşünerek Miami Heat'i fiziksel açıdan daha diri buluyor ve favori olarak görüyorum.
Uzun süredir bir şeyler karalamadığımız blog'a NBA Final Serisi için ufak tefek aldığımız notları bir atalım. Belki sonra da gerisi gelir...

Final serisinin 4. maçı tam bir meydan muharebesi şeklinde geçti. Hakemlerin düdüklerini evde unutmasıyla açık ara serinin en sert maçını Celtics kazandı.
Maalesef yorgunluk ve uykunun galip çıktığı bir gece final serisinin üçüncü maçını izleyemedim ve Fisher'ın maç kazandıran performansını göremedim.
Serinin ilk maçında pota altında üstünlüğü rakibine kaptıran, Rondo'dan verim alamayan Celtics, bu maçta tam tersi bir görüntüyle maçı 103-94 kazandı.
NBA'de sonunda koca sezonun son ve en büyük şovu başladı. NBA Final serisinin ilk maçında Lakers, Celtics'i pota altından çökerterek 102-89 devirdi.
NBA'de angarya normal sezonu ve garip play-off serilerini geride bıraktık artık. Şimdi sırada iki ezeli rakibin şampiyonluk için son bir mücadelesi var.
2005-2006 sezonunda Ülkerspor, kapanışını yaptığı sezonda Efes Pilsen'i final serisinde 4-0'la süpürmüş ve 4 yıllık Efes Pilsen hanedanlığını yıkmıştı.
Yahoo bu başlığı atmış bu tahtası eksik eleman için. Ron Artest, ne zaman ne yapacağı belli olmuyor, olmayacak işleri beklenmedik zamanlarda yapıyor.
