NBA Final'i başlıyor...

Yazdır
NBA'de 82 maçta pili bitenler yarışın dışında kaldı. 82'nin üstüne çıkarak play-off mücadelesi verenlerden ise sadece ikisi son raunda geldiler. Batı Şampiyonu Dallas Mavericks ile Doğu Şampiyonu Miami Heat efsane 2006 final serisinden sonra bir kez daha yeni bir seri için karşı karşıya geliyorlar.
Futbolda derbi maçlar ve özellikle büyük turnuvaların final maçları için diğerine göre favori bir takım olsa da şanslar eşit denir. Çünkü finale kadar gelen takımların motivasyonları, kazanma istekleri, tecrübeleri gibi faktörler çoğu zaman teknik özelliklerden daha fazla öne çıkarak dengeleyici bir güç olabilir. Derbilerde de bir takım ne kadar kötü durumda olursa olsun o maç, ligdeki hatta o sezon tüm kulvarlarda oynanan birçok maçtan daha başka yerdedir. Dolayısıyla bu tür maçlarda her zaman başka faktörler devreye girer.
Basketbolda da aynı durum söz konusu. 2011 NBA Finali'ne baktığımızda, Miami Heat üç yıldızlı kadro yapısı itibariyle, Doğu Konferansı'nda final için sezon başından beri büyük favoriydi. Diğer taraftan Dallas Mavericks, iyi bir sezon geçirmesine rağmen final için San Antonio Spurs ve Los Angeles Lakers gibi ağır favorilerin yanında biraz daha geri planda bir takımdı. Ancak gelinen bu noktada bu yedi maçlık seri için şanslar eşit diyebiliriz. Bu finalin artık NBA Şampiyonluğu için son adım olmasının yanında yakın geçmişe uzanan bir tarihi önemi de bulunuyor. Dolayısıyla teknik, taktik unsurlardan başka ekstra motivasyon, tecrübe ve benzeri değişkenler çok fazla önem kazanıyor.
Bahis açısından bu serideki her maçı, önceki maçları da göz önündeki bulundurarak ayrı ayrı değerlendirip, tahminlerde bulunacağız. Ancak hepsinden önce bu finale özel bir ısınma turu yapmak gerekiyor.
2006'DA NELER OLDU?
Pat Riley, Shaquille O'Neal ve Dwyane Wade... Bu içim isim 2005-06 sezonunda Miami Heat'e şampiyonluğu getiren, rakiplerin içine girdiği anda kaybolduğu Bermuda Şeytan Üçgeni'nin köşeleriydiler. Tabi ki özellikle final serisinde Alonzo Mourning ve Antoine Walker gibi önemli katkılar yapan veteran oyuncular da yabana atılamaz, ancak başrolde bu isimler vardı. Miami Heat normal sezonda grubunu 52 galibiyetle lider tamamlamış ve Doğu ikincisi olarak play-off'a girmişti. İlk turda Chicago Bulls'u 4-2, çeyrek finalde New Jersey Nets'i 4-1 ve Doğu finalinde Detroit Pistons'ı 4-2 geçerek finale geldi. Dallas Mavericks ise 60 galibiyet almasına rağmen Batı'da ancak dördüncü olabildi. İlk turda Memphis'i 4-0'la süpürdükten sonra Batı lideri San Antonio Spurs'u yedi maçta geçebildi. Konferans finalinde ise rakip iki Los Angeles takımını da yedişer maçta eleyerek gelen Phoenix Suns'dı. Mavericks bu seriyi de altı maçta bitirerek Batı şampiyonu oldu ve finale kaldı.
Final serisinde Shaquille O'Neal ve Wade faktöründen ötürü Miami Heat kağıt üstünde daha iyi görünen taraftı. Ancak saha avantajına sahip olan Dallas, ilk iki maçı kazanarak Doğu ekibinin morallerini bozmuştu. Nowitzki ve Terry durmak bilmiyordu. Seri Miami'ye taşınınca işler değişti. Çoğunluk Heat'in 2-0 geriden gelerek seriyi kazanmasını çok zor görüyordu ancak Wade ilk maçta 42, ikinci maçta 36 sayılık performanslarıyla serinin eşitlenmesinde büyük rol oynadı. Beşinci maçta yine Wade sahnedeydi ve bu kez 43 sayılık performansıyla Heat'in rakibini sadece bir sayı farkla geçerek şampiyonluğa sadece bir maç uzaklıkta kalmasını sağladı. Miami Heat final serilerinde 2-3-2 formatına geçilmesinden bu yana 2-0'dan evindeki üç maçı da kazanarak 3-2 öne geçen ikinci takım oldu. Üç mağlubiyetlik şok dalgasını yiyen Mavericks, evine korku ve endişe içinde döndü. Altıncı maç onlar için ya tamam ya da devam maçıydı. Miami Heat de şampiyon olmak için deplasmanda kazanmak zorundaydı. Maçın ilk yarısında Dallas iyi oynayan ve önde olan taraf olsa da ikinci yarıda Miami Heat rüzgarı esmeye başladı ve son dakikaları büyük çekişme içerisinde geçen maçı 95-92 kazanan Heat ilk NBA şampiyonluğuna ulaştı. Böylece Shaquille O'Neal de Wade'e verdiği şampiyonluk sözünü tutmuş oldu. Miami Heat böylece 1969'da Boston Celtics ve 1977'de Portland Trail Blazers'dan sonra bir final serisinde 2-0 geriden gelerek şampiyon olan üçüncü takım oldu.
VE YIL 2011...
O muhteşem final serisinin üzerinden beş yıl geçti ve iki takım yine karşı karşıya geliyor. O günlerde sahada olan ve bu sene de sahada olacak olan sadece üç isim var. Miami Heat'te Dwyane Wade ve Dallas Mavericks'te Dirk Nowitzki ile Jason Terry... Bu seriyle 2006'daki seri arasında iki takımda da önemli değişiklikler mevcut. Birkaç başlık halinde bu seriye genel bir bakış atarsak;
KADRO DERİNLİKLERİ
Dallas Mavericks Dirk Nowitzki gibi çok önemli bir skorere sahip. Alman yıldız normal sezonu 23.0 sayı ortalamasıyla tamamladı ancak play-off'ta 28.4 sayı ortalamasıyla oynuyor. Mavericks ayrıca kenardan Jason Terry ile önemli skor katkısı alabiliyor. Terry'nin yanı sıra JJ Barea ve Peja Stojakovic de zaman zaman rakiplerinin başına çok iş açtılar. Miami Heat'te ise özellikle Philadelphia serisinden sonra Boston Celtics ve Chicago Bulls serilerinde çok daha farklı performanslar ortaya koyan bir trio gördük. Son maçlarda ve özellikle Bulls serisinde Bosh'un performansındaki ekstra artışla finale çok iyi durumda geldiler. Miami Heat üç yıldızı da savunmaya konsantre olduğunda rakipleri düşük skorda tuttuğu gibi hücumda da esktra iyi oynuyor. Ancak kadro derinliği açısından Mavericks'e göre daha kötü durumdular. Tabi ilk beşlere bakınca da bu kadro derinliği dezavantajı Heat için çok da üzerinde durulacak bir durum olmayabilir. Yine de Heat için pota altında rotasyona girecek oyuncuların özellikle savunmada vereceği ekstra ribaund katkısı ve içeriyi kapatma etkisi önemli olacak. Aynı şekilde Dallas Mavericks de kenardan alacağı desteğe çok ihtiyaç duyacak.
SERİNİN ANAHTARLARI
İki takım da belki takım halinde yeni bir oluşum içerisinde olsalar da tecrübeli ve yetenekli oyunculardan kurulu kadrolara sahip durumdalar. Miami Heat için serinin anahtarları, son iki seride olduğu gibi süper üçlünün motivasyonu ve LeBron James'in takımda üstlendiği liderliği final serisinde devam ettirmesi olacak. Ayrıca Nowitzki'yi ne kadar iyi savunurlarsa ve Dallas Mavericks'in şut silahlarını ne kadar yavaşlatabilirlerse galibiyete o kadar yakın olacaklar. Dallas Mavericks biraz şuta dönük bir takım olduğundan dolayı Nowitzki onlar için birinci kilit faktör. Sonrasında savunmadaki gayretlerini artırmaları ve ekstra skor üretme fonksiyonlarını çalıştırmaları gerekecek. Jason Kidd gibi tecrübeli bir oyun kurucunun göstereceği performans, özellikle Heat'in savunma dozajına göre Dallas hücumlarında kilit rol oynayacak.
SERİ TAHMİNİ: 4-2 MIAMI HEAT
Yazının başında belirttiğimiz gibi bu bir final serisi ve serideki her maça ayrı ayrı etki edebilecek, yukarıda sayamadığımız birçok değişik faktör bulunuyor. Seride maçlar oynandıkça daha sağlıklı tahminler yapabileceğiz ancak şu ana kadar gelinen noktada hem Heat hem de Mavericks hakettikleri için finaldeler. Yine de 2006'ya benzer şekilde Miami Heat'in Dallas'da bir galibiyet alarak seriyi altı maçta bitireceğini düşünüyorum. Wade'in yanında daha diri ve kariyerinin zirvesinde iki süper yıldız bulunuyor. Dirk Nowitzki ise daha çok yaşlı kurtlarla, tecrübeli takım arkadaşlarıyla finale kadar geldi. Ben finallerin çok çarpışmalı geçeceğini düşünerek Miami Heat'i fiziksel açıdan daha diri buluyor ve favori olarak görüyorum.
dallasmiamiUzun süredir bir şeyler karalamadığımız blog'a NBA Final Serisi için ufak tefek aldığımız notları bir atalım. Belki sonra da gerisi gelir...
Devamını oku...

Lakers kaçıyor, Boston yakalıyor

Yazdır
Final serisinin 4. maçı tam bir meydan muharebesi şeklinde geçti. Hakemlerin düdüklerini evde unutmasıyla açık ara serinin en sert maçını Celtics kazandı.
Karşılaşma öncesinde evindeki ilk maçı kaybetmiş olmanın büyük dezavantajını yaşayan Boston cephesi, artık serinin kalan tüm maçlarında diken üstünde olacaktı. Her maça kazanmak için çıkmaları yeterli olmayacaktı. Artık kazanmaktan başka çareleri yoktu. Yani bir nevi can havli ile seriyi lehlerine çevirmeye çalışacaklardı. O yüzden maça daha istekli ve baskılı başlamaları gerekiyordu. Öyle de yaptılar.
Maça Boston, başlaması gerektiği gibi istekli ve mücadeleci başladı. Hızlı ve içeriden oynayarak basketler buldular. Savunmada daha dikkatliydiler. Gasol ilk dakikalarda yüksek posttan ard arda basketler buldu. Ancak iki takımın da savunma dozajı biraz daha artınca atışlar kaçmaya başladı. Boston tempo bulduğu anlarda hep hızlı hücumlarla pota altından basketler buldu. İlk altı dakikada karşılıklı basketlerle skorda denge vardı. Lakers'ta şutlar kaçmaya başladı ancak Boston da skor bulmakta zorlandı ilk çeyreğin sonlarına doğru. Pierce 10 sayıyla Boston'ın ilk çeyrekteki en etkili ismi oldu. İlk çeyrekte iki takımın da kötü yüzdeyle basket bulmasıyla skor biraz düşük kaldı. Ev sahibi çeyreği 19-16 önde kapattı.
Boston ikinci çeyreğe Robinson'ın üçlüğüyle başladı. Farmar'dan yanıt gecikmedi. İki takımın mücadelesi üst düzeyde devam etti. Shannon Brown, Kobe çeyrek başında kenardayken inanılmaz etkili oynadı. İkinci çeyrekte Kobe Bryant ritmini bulunca hem Lakers'ı skorda tuttu hem de Boston Celtics'in hızını kesti. Lakers, Boston'ı önce yavaşlatıp sonra da üstünlük kurma düşüncesini ilk yarının sonlarına doğru gerçekleştirmeyi başardı. Boston ikinci şans sayılarıyla skorda tutunabildi. İlk çeyrekte sahanın yıldızı olan Pierce, ikinci çeyrekte ortalıklarda yoktu. Lakers, ilk yarıyı Gasol ve Kobe'nin etkili oyunu ve savunmada Celtics'e yaşattığı zorluklarla 45-42 önde kapadı.
İkinci yarı da çekişmeli başladı. Fisher'ın ekstra basketleri ve hücumda iyi top çevirmesiyle Lakers önde kalmayı başardı. Boston ise yine hızlı geldiği hücumlarda basketler bulabildi. Bynum'ın dizindeki ağrılarının artmasıyla sahada fazla kalamadığı maçta Odom'ın ribaundlara yaptığı katkı da önemliydi. Ancak maçın genelinde çok kopuk oynadı. Lakers'ta Gasol ve Odom, pota altını uzunlara iyi kapatarak dış şutlarda başarısız olan Boston'a karşı savunmada iyi karşı koydu. Ancak Lakers da hücumda çok başarılı değildi. Bu yüzden skorda hiç büyük kopmalar olmadı.
Maçta iki takımın da hücumda zorlanmasının sebebi sertliği önceki maçlara göre iyice artan savunmalardı. Bunda seyircinin de payı büyüktü bence. Bynum ikinci yarıda ancak 9 dakika sonra oyuna girebildi, bir iki dakika kaldı. Celtics'in tempo yakaladığı anlarda kaçan şutlar ev sahibi takımın üstünlük yakalamasını engelledi. Lakers'ta Kobe çeyreğin sonuna doğru zor ve önemli basketlerle takımını oyunda tutmaya devam etti, üçüncü çeyreğin yıldızı oldu. Lakers son çeyreğe 62-60 önde girdi.
Lakers son çeyreğe de Gasol'ün etkili oyunuyla başladı. Pota altında ayaklarını çok iyi kullanan Gasol takımına önemli basketler kazandırdı. Boston da Glen Davis ile ayakta kalarak öne de geçmeyi başardı. Davis ilk dört dakikanın yıldızıydı. Maç artan tansiyonla iyice Amerikan futbolu havasına büründü. Bir ara yerlerde iki seksen uzanmış topu arkadaşına geçirmeye çalışan topçular vardı. Celtics bu çeyrekte oyuna ağırlığını koyarak 71-64 üstünlük kurdu. Son 3 dakikada 12-2'lik bir seri yakalamayı başardı. Rasheed Wallace maçtaki ilk basketini bitime 6 dakika kala attığı uzun mesafeli üçlükle bularak karakterini bir kez daha ispatladı.
Lakers son çeyrekte Kobe ve Gasol'ü unutsa da Odom ile basketler buldu. Boston'da Nate Robinson'ın da ekstra işleri takımının üstünlüğünü korumasını sağladı. Celtics son dört dakikaya 11 sayı farkla önde girdi. Ancak Lakers son 2:45'te farkı 6 sayıya kadar indirdi. Maçın son dakikalarında ikinci yarıda kayıpları oynayan Paul Pierce kritik sayılar buldu. Lakers'ın farkı 3 sayıya indirebileceği bir hücumda Kobe'nin pasına elini sokan Rondo topu Lakers potasına bırakırken, belki de maçın sonucuna tek imzasını attı. Bu basket Lakers'ı iyice çökertti. Celtics maçı 96-89 kazanarak seriyi 2-2 eşitledi.
Final serisi beklendiği gibi efsanevi bir şekilde ilerliyor. Her maç ayrı bir hikayenin ayrı kahramanları ortaya çıkıyor. İlk maçta Lakers'ı galibiyete taşıyan ki Los Angeles takımı adına serinin anahtarları olan Gasol ve Bynum'ın pota altı dominasyonunu izledik. İkinci maçta Boston adına ilk yarıda Ray Allen sahneye çıkarak rekorlar kırdı, 32 sayı attı. İkinci yarıda Rondo bayrağı devralarak seriyi eşitledi. Üçüncü ve serinin bana göre en kritik maçında Lakers'ın uyuyan güzeli Fisher çıktı bu kez sahneye. Tek başına Boston'ı Garden'da yıktı. Ve bu mücadele dolu son maçta Boston'ın ağır işçisi Glen Davis çıktı son çeyrekte sahneye. Maçı takımına terinin son damlasına kadar mücadele ederek getirdi. Tabi bir yardımcısı da Nate Robinson oldu.
Artık seride beşinci maçı bekliyoruz. Umarım onu izleyebilirim çünkü Boston adına ikinci ya tamam ya da devam maçı olacak. Seride 3-2 öne geçmeleri Lakers'ı bayağı strese sokar ama son iki maç Los Angeles'ta olacağından şansları rakiplerine göre daha az. Ancak kaybederlerse seri 7. maça uzamayacaktır.
Bu maçta Lakers, Bynum'ın yokluğunu çok hissetti. Özellikle ikinci yarıda Boston, pota altında bir dönemlik duvara toslama aşamasından sonra cirit attı. Davis oraların tek hakimi oldu. Kobe Bryant 33 sayı atmasının yanında takımını seride ilk kez bu kadar iyi sırtladığı maçta galip gelemedi. Gasol bence seri boyunca istikrarlı oyununu sürdürdü. Sadece bu maçta biraz fazla sertlikle karşılaşınca savunmada aksadı, Bynum yokken daha fazla yoruldu. Lakers yedeklerden de destek alamayınca kaybetti. Boston'a maçı getiren en önemli faktör ribaundlardaki üstünlük ve buna bağlı olarak ikinci sans sayılarıydı. Yoksa maç boyunca çok iyi hücum ettiklerini söylemek çok zor. Paul Pierce'ın maçın başında ve sonunda etkili olması yedeklerin o katkısı olmasa hiçbir işe yaramayacaktı. Herhalde beşinci maçta tüm çeyreklerde etkili olması gerektiğinin farkında olarak oynar.
Seri artık 2-2 oldu. Lakers'ın hala avantajlı olduğunu düşünüyorum. Beşinci maçı da kaybetseler dahi Los Angeles'ta iki harika maç izleyeceğimize eminim. Bekleyip görelim.
Celtics 96-89 LakersFinal serisinin 4. maçı tam bir meydan muharebesi şeklinde geçti. Hakemlerin düdüklerini evde unutmasıyla açık ara serinin en sert maçını Celtics kazandı.
Devamını oku...

Fisher yaptı yapacağını

Yazdır
Maalesef yorgunluk ve uykunun galip çıktığı bir gece final serisinin üçüncü maçını izleyemedim ve Fisher'ın maç kazandıran performansını göremedim.
Son maçtaki yenilgiden sonra Lakers'ın bu maçı Garden'da kazanması zordu ve onlar da zoru başardı. Boston'da üç maçlık periyotta alacakları bir galibiyetin onları şampiyonluğa taşıyacağını söylemiştik ve daha ilk maçı kazanmış olmaları çok büyük bir avantaj sağladı. Bundan sonra Boston'ın işi çok zor olacak. Üst üste iki maç kazansa bile Staples Center'a gitmek zorundalar. Bakalım serinin kalan maçlarında neler olacak?
Maça baktığımızda tabi ki izleyemediğimiz için çok fazla ahkam kesemiyoruz ancak Derek Fisher'ın istatistikleri seride oynamaya başlamak için ilk deplasmana beklediğini söylüyor sanki. Lakers'ta bu maçta pota altı sadece 22 sayılık katkı verirken, Fisher, 16 sayı üretti ve bu sayıların 11'i kritik son çeyrekte geldi. Boston'a KG'nin basket atmayı hatırladığı maçta yenilen taraf olması onun için hiç iyi olmadı. Son maçta 7'de 7 üçlük isabetiyle hem de bir devrede bunu gerçekleştirerek bir efsane olan Ray Allen da bu maçta 8'de 0 üçlük atmış ki zaten basketi de yok. Toplamda 13'te 0 gibi inanılmaz kötü bir performansla Allen sanki sahada 42 dakika kalmasına rağmen hiçbir şey yapmamış gibi görünüyor.
Nitekim Lakers Kobe Bryant'ın da 29'da 10 gibi kötü bir isabet yüzdesiyle oynadığı, uzunlarından da ilk iki maçtaki gibi skor katkısı alamadığı maçı kazanmayı başararak önemli bir işe imza attı. Şimdi baskı Boston'ın üstünde...
Celtics 84-91 LakersMaalesef yorgunluk ve uykunun galip çıktığı bir gece final serisinin üçüncü maçını izleyemedim ve Fisher'ın maç kazandıran performansını göremedim.
Devamını oku...

Önce Allen, sonra Rondo

Yazdır
Serinin ilk maçında pota altında üstünlüğü rakibine kaptıran, Rondo'dan verim alamayan Celtics, bu maçta tam tersi bir görüntüyle maçı 103-94 kazandı.
İki takım da maçın başını ilk maçtaki aynı mentalite ve eşleşmelerle oynadı. Lakers içeriden oynamaya devam ederken, Boston yine orta mesafeli şutları kaçırdı ilk iki dakikada. Lakers hücum ribaudlarında da etkiliydi. Garnett daha üç dakika geçmeden ikinci faulünü aldı ama oyunda kaldı, Rivers bir dakika sonrasında onu kenara çekti. İlk dakikalarda 7-2 geriye düşen Boston ve Rondo'da biraz kıpırdanma oldu ve skor yine dengelendi. Pota altında Bynum'u çok iyi besleyen Lakers, çok rahat smaç basketler buldu. Lakers'ı ilk altı dakikada uzunları taşıdı. İçeriden üretimde zorlanan Boston'ı Ray Allen'ın üst üste basketleri skorda tuttu. Gasol ve Allen ilk çeyreğin yıldızlarıydı. Maç ilk maça göre çok daha tempolu gitti çeyrek boyunca. Rondo da ilk maçtaki durgunluğundan uzak penetre eden, aktif bir görüntüdeydi ve bu da Boston'a çok önemli katkı yaptı. Celtics çeyreğin sonlarında pota altını iyi savunmaya başladı ve Lakers'ı dış şutlara zorladı. Kaçan şutlarla birlikte Boston öne geçti. Lakers'ta Odom da ilk çeyrekte 3 faul alarak sıkıntı yaşadı. Celtics ilk çeyreği 29-22 önde kapadı. İlk çeyrekte Kobe de ortalarda yoktu.
İkinci çeyrekte de Boston savunmadaki üstünlüğünü korudu. Lakers'ı pota altına sokmadı. Rondo'nun hücumdaki penetreleri, Boston şutörlerine rahat şut imkanı tanıdı. Lakers biraz içeriden oynayarak sayılar buldu ancak Ray Allen'ın üçlük performansı sürünce skor 36-26 oldu ve koç Jackson çaresiz mola aldı.
Lakers mola sonrası savunmada pota altında blokları konuşturmaya başlayınca oyun dengeye geldi. Ancak dengesiz hücumlara devam eden Lakers, potasında fast breakler yemeyi sürdürdü. Allen'ın arka arkaya gelen üçlükleri Lakers'ın başını yakmaya devam etti. Fark altı dakika kala 14 sayıya kadar çıktı. Allen, Bryant'ın savunmasına rağmen 6'da 6 üçlüğe ulaştı ve bir NBA rekoruna da ortak oldu. Bir NBA final serisi maçında 6 üçlük atarak Kenny Smith ve Scottie Pipen'ın rekoruna ortak oldu. Kobe'nin tek başına gayretiyle Lakers biraz daha oyuna tutundu. Ancak Bryant anlamsız bir hücum faul düdüğüyle üçüncü faulünü alarak kenara geldi. Ray Allen 2:26 kala bir üçlük daha atarak rekoru kırdı ve bir dakika kala 8. üçlük atışında ilk kez kaçırdı.
Lakers ikinci çeyreğin ikinci bölümünde serbest atışlarla farkı yavaş yavaş azalttı. İlk yarının son hücum için oyuna giren Kobe, son saniyede mesafe tanımadan gönderdiği üçlükle bir anda takımına muhteşem moral depoladı ve Lakers ilk yarıyı 14 sayılık farktan sadece altı sayıya düşürerek 54-48 geride kapadı. Ray Allen'ın 7 üçlükle tamamladığı 27 sayılık ilk yarı performansı unutulmazdı. Ancak Ray Allen'ın bu performansına ve Boston'ın kolay basketlerine rağmen farkın çok yükseklere çıkmaması Lakers'ın iki uzununun özellikle ilk yarının 3'te 2'lik bölümünde gösterdiği müthiş savunma ve hücum etkinliği idi. İlk beş oyuncularına baktığımızda Garnett ve Perkins toplam 18 sayı, 10 ribaund ve 10 blok ile oynarken, Gasol ve Bynum 46 sayı,14 ribaund ve 13 blok ile oynadılar ki çok kritik anlarda gelen bloklar vardı. Lakers ilk maçtaki gibi uzunlarından beslenmeyi sürdürdü ancak ilk maçta galibiyeti getiren Kobe desteğinden yoksun kaldılar. Üstüne Rondo ve Allen'ın üst düzey performansları Boston'ı galibiyete itti.
Lakers ikinci yarıya çok hızlı başladı. Boston'ın top kayıplarını baskete çevirerek, farkı bir dakikada iki sayıya indirdi. Lakers iki dakika sonunda öne geçince bu kez Boston mola almak zorunda kaldı. Sonrasında iki takım da iyi hücumlarla bir süre karşılıklı basketler buldular. Kobe'nin çeyreğin bitimine altı dakika aldığı yine ilginç bir faulle dörtlemesi Lakers'a sıkıntı yarattı. Geçen maçta acayip faullerle kenara gelmek zorunda kalan Allen'ın yerini bu kez Kobe aldı. İlk yarıda 27 sayı üreten Ray Allen ikinci yarıda 8 dakikalık suskunluktan sonra maçtaki 8. üçlük basketini attı. Üçüncü çeyrekte başa baş giden bir maç izledik. İki takım da boyalı alanı kullanarak ya basketlerden ya da faullerden skor üretmeyi başardılar. Lakers'ın Kobe'nin yokluğuna rağmen skorda tutunması önemliydi. Bu bölümde Gasol'ün etkin oyunu göze çarptı. Son çeyreğe 72-72 eşitlikle girildi.
Son çeyrekte Kobe Bryant'a bu kez doğru çalınan faulle süper yıldz beşinci faulünü almış oldu. Bu çeyrekte de karşılıklı basketler devam etti. Bititme 5:30 kala ilk maça göre çok daha iyi oynayan ve ikinci yarıda Boston'ı sırtlama görevini Allen'dan devralan Rondo 19 sayı, 12 ribaund ve 10 asist ile triple-double yaptı. Rondo son çeyrekte iyice insiyatif alarak takımını skorda sırtladı. Alakasız düdükler de gelmeye devam etti. Maçın bitimine 1:28 kala mola almak isteyen Boston coach'u Doc Rivers'ın sahaya dalışı görülmeye değerdi bu arada.
Celtics beş sayılık önemli bir üstünlükle son 1.5 dakikaya girdi. Yeşiller'in son bölümde 11-0'lık bir seri yakalaması onları son dakikaya sekiz sayı farkla üstün girmelerini sağladı. Ancak Kobe'nin inanılmaz üçlüğü farkı beş sayıya indirdi. Yine de Boston, Artest'in gereksiz bir faulü sonrasında Rondo ile bir sayı daha bularak farkı altı sayı yaptı. Rondo sonrasında Kobe'nin de topunu çalarak Boston'ın galibiyetinde çok önemli rol oynadı. Kalan sürede taktik fauller gelmeye başladı. Boston 103-94 kazanarak, rakibine bu sezonki play-off'larda ilk iç saha yenilgsini yaşattı ve seriyi 1-1 gibi avantajlı bir eşitlikle Boston'a taşıdı.
İlk maçta hakemlerin oyunun hızını kesmesi ve Lakers'ın pota altını çok iyi kapatması, Ray Allen ve Rondo'nun verimsizliğiyle birleşince Boston için yenilgi kaçınılmaz olmuştu. Hatta bu maçta da fark 14 sayıdan 6 sayıya kadar düşerken o süreçte bunu tekrar yaşadılar. Ancak maçın genelde temposunun yüksek oluşu ve hızlı tempoda Rondo'nun ritmini bularak takımı oynatması, Ray Allen'ın mükemmel şut performansıyla birleşince, uzunlarından ve Paul Pierce'dan beklediği katkıyı alamayan Boston'a galibiyeti getiren faktörler oldu.
Lakers ilk maçtaki gibi uzunlarından faydalandı ama bu kez Kobe'nin faul problemleri ve bir türlü şut ritmini bulamaması, kenardan katkı alınamaması Lakers'a yenilgiyi getirdi.
Seri artık Boston'a taşındı. 9 Haziran Çarşamba sabahı Garden'da üçüncü maçın galibi belli olacak. Kim öne geçerse çok avantajlı tabi ancak Lakers'ın buradaki üç maçlık seride birinci ya da ikinci maçı kazanması onları şampiyonluğa taşımaya yetecektir diye düşünüyorum.
Lakers 94-103 CelticsSerinin ilk maçında pota altında üstünlüğü rakibine kaptıran, Rondo'dan verim alamayan Celtics, bu maçta tam tersi bir görüntüyle maçı 103-94 kazandı.
Devamını oku...

Lakers partiye başladı

Yazdır
NBA'de sonunda koca sezonun son ve en büyük şovu başladı. NBA Final serisinin ilk maçında Lakers, Celtics'i  pota altından çökerterek 102-89 devirdi.
Maça geçmeden önce başlangıçta, Lakers kadrosunun tanıtım videosunun oynatıldığı dev perdenin muhteşem olduğunu söylemek gerek. Gerçekten final başlangıcına yakışır bir atmosfer oluştu Staples Center'da.
Daha maçın başında serinin ne kadar mücadele içinde ve stresli geçeceğinin sinyalini aldık bir pozisyonda. Daha bir dakika olmadan pota altında bir pozisyonda Pierce ile Artest basketbolu bırakıp güreşe tutuştular. İkisine de teknik faul geldi ancak bu karar da tartışmaya açıktı doğrusu. Belki biraz daha ileri gitseler kesin çalınırdı ama kavgadan ziyade vücut vücuda bir mücadelede, amaçları sadece birbirlerini tuş etmek olan iki topçu için bu karar bana biraz ağır geldi.
Özellikle ilk çeyrekte yoğun olarak çalınan fauller maçın temposunu çok etkiledi. İlk dakikalarda Boston'ın geçen serilerde ateşleyici gücü olan Rondo'yu Kobe aldı. Ray Allen da Fisher'a kaldı. Boston da akıllı olup Allen üzerinden oynayınca faul düdüğü çalmaya meraklı hakemlerin de katkısıyla Fisher ikileyip kenara geldi. Lakers, Gasol ve Bynum'ın boyalı alandaki hareketli oyunu ile topu hep o bölgede gezdirdi. Kobe'nin de sürekli potaya yüklenmesiyle Lakers, ya basketi ya faul ya da özellikle Gasol'ün çok iyi takipçiliği ile hücum ribaundları alarak ikinci şanslar buldu. Boston savunması zaten maç boyunca bu duruma bir çözüm bulamadı. Ancak ilk çeyrekte Rondo'nun pota altında boş alanlara sarkarak bir uzun vari bulduğu kolay basketler Boston'ı biraz oyunda tuttu.
Ray Allen'ın da ilginç düdüklerle ikileyip kenara gelmesi Boston için çok kötü oldu keza onun yerine oyuna giren Tony Allen çok daha kötü işler yaptı. Artest savunmada Pierce'ı sindirmeyi başarsa da hücumda saçma şut tercihleriyle saç baş yoldurdu. Ev sahibi takım çeyreğin sonlarında topu boyalı alana sokamamaya başlayınca Boston savunmada iyice toparlandı. Tony Allen oyunda kaldığı süre içerisinde 3 faul yaparak toparlanan Boston'da sırıtan tek isim oldu. Başa baş giden oyunda Celtics'in son anlarda yaşadığı bir anlık konsantre kaybı ve yapılan inanılmaz top kayıplarıyla Lakers çeyrek sonunda art arda basketlerle hem moral buldu hem de 26-21 üstünlük yakaladı.
İkinci çeyreğin başında Rondo beklenen performansına çıkıp, temposunu yükselttikçe Boston da hücumda daha etkili olmaya başladı. Bu dakikalarda Kobe kenardayken Shanon Brown, Lakers'ın ilk çeyrekte verim aldığı boyalı alanı kullanma etkinliğini Kobe'den sonra yaptığı içeri yüklenmelerle devam ettirdi.
Bu arada bir pozisyonda paylaşılamayan top kararı verilen Nate Robinson ile Pau Gasol arasındaki hava atışı da çok ilginç oldu. Kim kazandı acaba dersiniz... Lakers Kobe'nin tekrar oyuna girmesiyle yine boyalı alanda top gezdirerek Boston savunmasını rahatsız etti, basketler bulamasa da faul düdüğü çıkardı.
Boston yedeklerinden verim alamadığı gibi zarar bile gördü. Berbat bir maç çıkaran Garnett ilk basketini devreye 5 dakika kala buldu. ama maç sonunda nasıl 16 sayıya ulaştı bilmiyorum açıkçası. Herhalde takımda en fazla şut kullanan isim olduğu içindir.
Lakers Rondo'nun içeriye girişleri niengellenmeye başlayınca Boston hücumları da kısırlaştı. Dengesiz atışlardan skor da gelmedi. Artest yine takımının tempo bulduğu anlarda bir hücumda hemen saçma bir şut denedi ama bu defa üçlük basketi buldu. Lakers hücumda maçın başındaki temposunu bulup, savunmada Boston'un koridorlarını kapatınca farkı arttırmaya başladı ilk yarının sonunda. İlk yarı Rondo'nun buzzer beater basketi ile bitti. Lakers soyunma odasına 9 sayı farkla 50-41 önde gitti.
Kobe üçüncü çeyreğin başında sazı eline aldı. Lakers'ta Bynum'ın da performansı farkın korunmasında önemli bir etken oldu. Allen'ın daha 3 dakika geçmeden 4. faulü alarak kenara gelmesi Boston'ı iyice zor duruma soktu. Lakers üçüncü çeyrekte de ilk yarıdaki etkili oyununu sürdürdü. Kobe vitesi iyice arttırınca Boston'ın çaresiz molası geldi. 3. çeyrekte 6.10 kala fark 13 sayıydı. Lakers uzunları Boston pota altında istediği gibi takılmaya devam edince ev sahibi takım skor bulmaya devam etti. Çeyreğin bitimine 3 dakika kala önce Allen'ı bloklayan Bryant, sonrasında bir hızlı hücumda alley oop pasını smaçla tamamlayarak farkı yine 13 sayı yaptı ve Celtics bir mola daha aldı. Oyuna dönen Ray Allen, girer girmez bir faul daha alınca tekrar yedek sırasına döndü. Boston iyice oyundan kopunca Lakers son çeyreğe 20 sayı farkla önde girdi.
Lakers farkın da verdiği rahatlıkla son çeyreğe biraz tutuk başladı. Ama Celtics de bu durumu ilk dakikalarda avantaj olarak kullanamadı. Sonrasında fark yavaş yavaş erimeye başladı. Lakers'ın üç çeyrekte yaptığını Boston yapmaya başladı. Lakers de Boston gibi düzensiz atışlar ve dağınık hücumlarla skor üretmeye çalışınca bocaladı. Sonunda maçın bitimine 8:28 kala yine 13 sayılık bir farkta bu kez Lakers mola aldı. Mola sonrası oyununu toparlayan ve iyi savunma yapmayı sürdüren Lakers'ta 6 dakika kala bir iyi savunma sonrası tam sahayı geçen bir pası alan Gasol'ün yaptığı smaç Boston'a son darbeyi vurdu. İyice toparlanan Lakers son dakikalarda da oyunun kontrolünü elinde tutarak 13 sayı farkla 102-89'luk galibiyete uzandı.
Maçın geneli baktığımızda Lakers'ın pota altında inanılmaz bir üstünlük kurduğunu gördük. Gasol ve Bynum ikilisi 33 sayı ve 20 ribaund ile oynadı ancak en önemlisi özellikle ilk çeyreğin sonlarına doğru başlayan ve sonrasında tüm maça yaydıkları pota altı karartmalarıydı. Tabi gardların da etkili savunmasının desteği büyüktü. Gasol'ün 8 hücum ribaundu alması da mutlaka not edilmesi gereken önemli bir performanstı bence. Sonuç itibariyle Lakers, oynaması gereken oyunu maçın başından itibaren buldu ve ikinci yarının belirli bir bölümü haricinde Kobe saha dışındayken bile çok iyi oynadı. Maçı kazandıran en önemli etken buydu. Boston, hücum opsiyonlarından istikrarlı bir şekilde verim alamayınca maça tekrar ortak olamadı. Paul Pierce ikinci yarı toparlar gibi olsa da takımını ayakta tutamadı.
İkinci maçta da saha avantajıyla Lakers, etkili savunmasını sürdürür ve pota altını karıştırmaya devam ederse galibiyete yakın. Ancak seri Boston'a taşındığında mutlaka Celtics de bir şeyler yapacaktır ve seri kafa kafaya gelecektir diye düşünüyorum.
Lakers 102-89 CelticsNBA'de sonunda koca sezonun son ve en büyük şovu başladı. NBA Final serisinin ilk maçında Lakers, Celtics'i  pota altından çökerterek 102-89 devirdi.
Devamını oku...

It's show time!

Yazdır
NBA'de angarya normal sezonu ve garip play-off serilerini geride bıraktık artık. Şimdi sırada iki ezeli rakibin şampiyonluk için son bir mücadelesi var.
Basketbol sporu futbola göre çok temel bir farklılık içerir. Futbolda genel olarak sezon boyunca oynaman gereken sayıdaki maçı oynar ve olabilirsen şampiyon olursun. Basketbolda ise genelde oynaman gereken kadar maçı oynaman yeterli değildir. Başarılı olursan bir sonraki play-off aşamasına geçersin. İşte bu yüzden özellikle NBA'de normal sezon maçlarıyla play-off maçlarını hep farklı izleriz. Genelde iyi bir sezon geçiren takımlar, play-off'larda beklentileri yerle bir edebilir. İşler bu maçlarda ciddiye biner. Sen boyunca baş belası olmuş adamlar kahraman olur, yıldız oyuncular daha inanılmaz olur. Bu play-off'larda da herşey vardı.
Bu sezona genel olarak baktığınızda Doğu takımları Batı takımlarına göre daha az sorunlu ve daha iyi kadrolara sahip görüntüdeydiler aslında. Cleveland Cavaliers en güçlü şampiyonluk adayı, Orlando Magic zirveyi sonuna kadar zorlayacak kapasitede, Boston Celtics daha yaşlı olsa da ben de varım mesajını yollamış bir takımdı. Batı'da Los Angeles Lakers yine favoriydi ancak kafalarda soru işaretleri de bırakıyordu. Denver Nuggets iyi götürdüğü ligin son maçlarında basketboldan çok koptu. Dallas Mavericks yine Porche görünümlü Şahin olarak karşımızdaydı vesaire...
Play-off zamanı geldiğinde Orlando, Cleveland ve Boston Doğu'da turlarken, normal sezonu çok rahat götüren Denver, Batı'da Utah'a kaybetti. Dallas, Spurs'e takıldı. Doğu'da iki büyük başı karşı karşıya getiren seride LeBron'un Cleveland'ı çoğu insanın favorisiydi ama Boston ikinci maçta deplasmanda rakibine ilk darbeyi vurdu. Cleveland üçüncü maçta o darbeyi fazlasıyla geri iade etse de Boston'da bu sezonki Rondo faktörü devreye girdi ve LeBron'u da yıldırarak Celtics'i konferans finaline götürdü. Diğer seride sezonun istikrarsız ama dişli takımı Atlanta Hawks, ruhsuz bir basketbol ve inanılmaz farklarla Orlando'ya süpürüldü. Batı'da Phoenix, Dallas'a kök söktüren Spurs'ü süpürürken, Lakers da ilk iki maçta zar zor yendiği Jazz'i, kritik üçüncü maçta da devirerek süpürgeyi eline aldı.
Sonrasında final serilerine geldik. Doğu'da Orlando fırtınası Boston'da duruldu. Batı'da Lakers zor geçen bir seride Phoenix'i savunmasıyla geride bıraktı. Ve geldik finale... Finalin iki tarafına da sempati duyduğumu söyleyemem ancak bu iki takımın mücadelesini izlemenin keyfinden de geri kalmam elbette. NBA'de seyircinin de içinde olduğu çok özel bir ezeli rekabet bir kez daha ligin en tepesinde sahne alacak. Cuma sabahı 04:00'te ilk maçla heyecan başlayacak. Minimum haliyle bizi Dünya Kupası'na kadar taşıyacak bu seri kaçmaz... Tüm maçlar NTVSPOR'dan canlı yayınlanacak ve maç programı da aşağıda. Bir de ezeli rekabetten güzel bir video var. Final serisine iyice ısınalım ve bir de tahmin yapalım. Boston Celtics buraya kadar işi iyi getirdi. Özellikle Rondo'dan inanılmaz performans aldılar. Pota altı oyuncuları da işin savunma kısmında ve boyalı alan kullanımında çok iyi iş çıkardı. Lakers tarafında ise Kobe gerçeklerini biliyoruz ve beklenmedik anlardaki katkılarıyla görev adamları yine tetikte olacaklar. Kısacası tahmini zor bir seri ancak Lakers'ı şampiyonluğa yakın görüyorum. Bu seriyi altı maçta bitireceklerini tahmin ediyorum. Haydi bakalım, rastgele...
MAÇ PROGRAMI
1. Maç: Los Angeles Lakers - Boston Celtics (4 Haziran Cuma - 04.00)
2. Maç: Los Angeles Lakers - Boston Celtics (7 Haziran Pazartesi - 03.00)
3. Maç: Boston Celtics - Los Angeles Lakers (9 Haziran Çarşamba - 04.00)
4. Maç: Boston Celtics - Los Angeles Lakers (11 Haziran Cuma - 04.00)
5. Maç: Boston Celtics - Los Angeles Lakers (14 Haziran Pazartesi - 03.00)
6. Maç: Los Angeles Lakers - Boston Celtics (16 Haziran Çarşamba - 04.00)
7. Maç: Los Angeles Lakers - Boston Celtics (18 Haziran Cuma - 04.00)
EZELİ REKABETİN TARİHİNDEN...
Dim lights Download Embed Embed this video on your site
magicbirdnbaNBA'de angarya normal sezonu ve garip play-off serilerini geride bıraktık artık. Şimdi sırada iki ezeli rakibin şampiyonluk için son bir mücadelesi var.
Devamını oku...

Şampiyon Fenerbahçe Ülker!

Yazdır
2005-2006 sezonunda Ülkerspor, kapanışını yaptığı sezonda Efes Pilsen'i final serisinde 4-0'la süpürmüş ve 4 yıllık Efes Pilsen hanedanlığını yıkmıştı.
Sonrasında Fenerbahçe ile birleşmeyle birlikte iki şampiyonluk daha geldi. Tofaş'tan sonra sonunda Efes Pilsen'e kafa tutabilecek bir takım çıktı. Geçen sezon da bu sezon da daha lig başlamadan herkes finali biliyordu zaten. İki takım da lig seviyesinin üstünde kadrolara sahipler. Aslında onlara en yakın olması gereken Türk Telekom da sanıyorum ki bütün sporlarda en önemli unsur olan takım olmayı bir türlü beceremediği için onlarla baş edemiyor. Tabi bu ayrı bir konudur. Bu iki önemli kadro geçen sezon olduğu gibi finale kadar geldiler. Bu seride acayip maçlar izledik açıkçası. 20'lere kadar çıkan farklar ve inanılmaz geri dönüşler sonucunda enteresan sonuçlar alındı altı maçta da. Sahada ortaya konan mücadele belki tatmin etti ama basketbol adına bir maçı kendi sistemiyle domine eden, başından sonuna kadar oyunda üstün taraf olan bir takım olmadı son maça kadar.
Belki Efes Pilsen'in eksikleri Fenerbahçe'ye göre daha fazlaydı ancak bunu hiçbir maçta 40 dakika boyunca kendi lehine kullanabilen bir Fenerbahçe de yoktu. Peki son maçta ne oldu? Fark bir anda uçuruma dönüştü. Devre skoru 48-24'tü. Fenerbahçe Efes'i katlayıp cebine koydu. İşte bu maçta Fenerbahçe o serinin kazandığı maçları da dahil dalgalı konsantrasyonundan farklıydı. Skora bakmadan oynadılar, Efes'in de direnci bir yere kadar sürdü. Geçen sezon 2-0'dan geri gelen Efes'in işi bu sezon daha zordu ve nitekim olmadı. Fenerbahçe Ülker şampiyonluğu haketti tabi ki ama şampiyonu belirleyecek bir maçta böyle bir skor görmek bir basketbolsever olarak bana garip geldi, heyecan vermedi. Taraftar olarak baksaydık elbette farklı şeyler söylerdik ama seri öncesinde de ağır basan taraf şampiyonluğu kazandı, Fenerbahçe'ye tebrikler...
Şampiyon Fenerbahçe Ülker2005-2006 sezonunda Ülkerspor, kapanışını yaptığı sezonda Efes Pilsen'i final serisinde 4-0'la süpürmüş ve 4 yıllık Efes Pilsen hanedanlığını yıkmıştı.
Devamını oku...

Ron and done

Yazdır
Yahoo bu başlığı atmış bu tahtası eksik eleman için. Ron Artest, ne zaman ne yapacağı belli olmuyor, olmayacak işleri beklenmedik zamanlarda yapıyor.
Lakers, Phoenix'i Los Angeles'taki ilk iki maçta yenerken, Nash ve arkadaşlarının seride en fazla bir maç kazanabileceğini düşünüyorduk ama öyle olmadı. Biraz da Lakers'ın kabahati vardı elbet ama Phoenix evindeki iki maçı da kazanarak seriyi eşitledi. Dün akşam da bir ara 15 sayıya kadar çıkan farkı eritmiş Suns ve hatta 3 saniye kala Richardson'ın üç sayılık basketiyle skor 101-101 olmuş. 20 saniyelik mola alan Lakers, mola sonrası topu Kobe'yle buluşturmuş tabi ki.
Videoda da görülüyor. Kobe dip çizgiden şuta kalktığında önünde bir sürü adam var. Artest şut atılırken nerdeyse diğer dip çizgide ama şutun potaya bile değmeyecek kadar kötü çıktığını görünce içeri doğru süzülüyor. E hadi Frye Gasol'ü box out yapmakla uğraşırken müdahele edemiyor ama saniyeler önce maçı uzatmaya götürecek üçlüğü atan J-Rich'in yaptığı hata inanılmaz. Resmen uyuyor pozisyonda, Kobe'nin şutu izliyor. Artest bu, olmadık zamanda müthiş bir konsantrasyonla boştaki topu alıyor ve basket, Lakers kazanıyor. Lakers artık 3-2 önde.
Maç boyunca o şuta kadar 8 atışında sadece bir isabet bulmuş Artest. Üç kez üçlük denemiş ama hiçbiri girmemiş. Play-off'ta da böyle oynanır mı diye seyircisinin tepkisini çeken Artest, bu basketten sonra kahraman oluyor. 9. şutunda ikinci basketini buluyor ama bu basket serinin kaderini etkileyen bir basket oluyor. Oyundan bu kadar kopukken saniyeler içerisinde maç kazandıracak kadar konsantre bir oyun sergilemek normal bir insan işi değil. Bunu ancak Ron yapardı ve yaptı: Ron and done...
Ron ArtestYahoo bu başlığı atmış bu tahtası eksik eleman için. Ron Artest, ne zaman ne yapacağı belli olmuyor, olmayacak işleri beklenmedik zamanlarda yapıyor.
Devamını oku...

Sayfa 1 / 2

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Su anda buradasin Yazılar -|- Basketbol