Ne içindeyim sporun, ne de dışında...

Yazdır
Sevgili şair Ahmed Hamdi Tanpınar'ın bir şiiri şöyle başlar:
Ne içindeyim zamanın Ne de büsbütün dışında;
der.. Benim ve dolayısıyla bu blog için yine böyle zamanlar geldi çattı. Son yazıya bakıyorum ki tam anlamıyla yazı da sayılmaz. Bir havadis diyebiliriz. Tarihi 29 Eylül.. Bu aralar çok havadis veriyorum, o yüzden çok yoğunum. İş, güç, koşturmaca yine başladı. Belki de bir okuyucu kitlem olmadığından başı boş bırakabiliyorum burayı. İhanet daha kolay oluyor. Hani çook eskilerde bir yazım vardı. Gece çalışmakla ilgili..Önceleri cazip gelen sonra beni yiyip bitiren çalışma saatlerinden bahsetmiştim. Bu aralar Fanatik Gazetesi kapılarını açtı bize. Gazete dediysek henüz gazetecilik yaptığımız yok. Belki öğreniriz. Bizim işimiz internet sitesi fanatik.com.tr. Akşam saati gidiyorum gece çıkıyorum. Ama sabah değil dikkat çekeyim, çıktığımda hala gece oluyor. Eve gelip biraz daha oturup, uyuyorum, sabah saatlerine yetişiyorum kalktığımda. Keyifli ama bir o kadar yoğun çalışıyoruz. Buraya da gece yazmayı seviyordum. Dolayısıyla atıl kaldı burası. Ama bir düzen getireceğim, mecburum. Ama bir nevi buradaki kadar özgür olmasak da orada da birşeyler yapıyoruz. Avrupa bazlı haberlerde parmağımız var. Neyse...

Yan gözle tv'de spora bakma sanatı

Başta iki mısra verdik, araya gereksiz iki paragraf soktuk. O mısraları şöyle değiştiriyorum ben. Ne içindeyim sporun, ne de dışında.. Evet, işimiz gücümüz internet iki senedir de profesyonel olarak böyle bir durum var. Ama o kadar yoğun çalışıyoruz ki.. Mesela boştayken evde maç izleyebiliyordum. İşe girerken de sonunu bile bile yine de "Oohh, ofiste şimdi akşamcıyız da. Maçları rahat rahat izleriz, işimiz de bu zaten"  diye düşündüm. İnsan düşünüyor. Masamda bilgisayarımın yanında bir de televizyon var. Maçlar sürekli önümde açık, oynanıyor. Ama gel gör ki 90 dakikalık maça toplam 10 dakika bakabiliyor muyum? Cevap hayır. Radyo modunda oluyor biraz. Yani sporun içindeyiz, yazıyoruz, çiziyoruz, haber yapıyoruz ama evdeki maç keyfi nerdeee...Bir yerde problem var ama çözmek mesele.. Ne diyelim efendim? Milli maçları izleriz artık herhalde rahat rahat. Kısa zamanda buraya sık sık da yazmaya çalışacağım. En azından Fanatik'teki gibi orada yer veremediğimiz ilginç detayları paylaşmak istiyorum kısa kısa mesela.. Umarım bu düşünceyi hayata geçirme fırsatımız olur. Neyse bu ara yazıyla da biraz ağızlara bir parmak bal çalmış olalım. Devamı da gelsin, gelmeli...

Bu içeriği paylaş...
Su anda buradasin Arşiv