Amerika Açık öncesinde iki turnuvada gösterdiği performanslarla bizi bu masala inandırdı Kim Clijsters. Wild card ile katıldığı turnuvalarda üst turları zorladı ve formda, favori isimleri yendi. Asıl hedefinin Amerika Açık olduğunu biliyorduk. Son grand slam öncesi favori bile gösterilmeye başlandı. Nitekim öyle bir zafer kazandı ki. Williams kardeşleri ard arda eleyerek kupaya uzandı. Finalde bir başka alkışı hakeden isim 1990 doğumlu Danimarkalı Wozniacki vardı. Ama Kim Serena'yı eleyerek zaten kupayı bir kavramıştı. Wozniacki'ye bırakmayacağı belliydi. Zaten Danimarkalı da maç sonrası etrafına gülücükler saçıyordu. Bir masalın mutlu sonunda olmaktan memnundu. Henüz kariyerinin başında bir isim için bir grand slam finali hiç de fena değil neticede.
Clijsters bir aile kurmak için, çocuğuna bakabilmek için tenise veda etmişti ve görünen o ki sağlam temellere oturttuğu ailesinden aldığı güçle eski formundan bir şey kaybetmemiş şekilde geri döndü. Zaten Kim'in bu noktaya kadar gelmesindeki en önemli faktör de mücadeleci ve üst düzey konsantrasyonuyla vazgeçmeyen oyunuydu. Artık sahnede Clijsters da var. Tenis dünyası daha mutlu.
[gallery link="file" orderby="rand"]
Bu içeriği paylaş...


