Beşiktaş maça Antalyaspor maçındaki savunma düzeniyle çıktı. Ancak orta sahada Fink ve Ernst'in önünde Uğur'u ve yanında Tello'yu gördük. İleride de Nihat ve Holosko vardı. Beşiktaş orta sahadan itibaren farklı bir diziliş ve futbolla karşımızdaydı. Aslında bu içeride kalabalık olan orta saha yapısıyla, şikayetçi olduğumuz o isabetsiz uzun toplarla hücum etmeye çalışmaktan kurtulabilirdi Beşiktaş. Nitekim orta sahada daha çok pasa dayalı oynamaya çalıştı takım. Ernst daha savunmaya yakın oldu. Bu maçta kanatlara daha çok iş düşüyordu. Ancak Erhan bu sistemde o kadar yükü kaldıracak kapasitede olmadığını diğer maçlarda olduğu gibi bu maçta da gösterdi. Savunma tarafını beğeniyordum ancak bu maçta yine Sivok çok iyi kapattı arkasını. İbrahim'den zaten önemli bir hücum katkısı beklenemez o da çok çıkmadı ileri. Daha doğrusu karşısındaki Burhan ve Gençlerbirliği o kanadı çok sık kullandığı için maç boyunca rahat çıkamadı ileri. Erhan'ın ilk yarıdaki 4-5 tane alakasız ortasından sonra sahadan silindiğini gördük. Sol kanat hiç kullanılmadı zaten.
Beşiktaş şu orta sahada pasa dayalı oyununu Tello ve Holosko'yu kanatlarda oynatarak uygulasa ortada iyi gömülen ve alan daraltan rakibi çözebilirdi. İkinci yarıda Nobre'nin oyuna girmesinden sonra Tello biraz soldan gitmeye başlayınca iki tane etkili ortasını gördük. Geç kalındı tabi. Eğer ikili forvet oynayacaksanız da bu ikili Nihat ve Holosko olamaz. İkisi de koşan, süratli ve dribbling yapan oyuncular. Bu oyuncular önüne pas atmanız lazım. Beşiktaş bunu yapamadı. O zaman bir pivot forvet bir de Holosko veya Nihat olacaktı. Yani Nobre - Holosko veya Nobre - Nihat çok daha farklı olurdu. Tabi Nobre'nin başka eksiklikleri mevcut olduğundan belki yine çok verim alınamazdı ama daha doğru bir ikili olurdu. Beşiktaş hep Gençlerbirliği'nin izin verdiği alanda topu sağa sola gönderdi durdu. Bir türlü ceza sahasına giremedi. Kaleye şutu da yoktu. Kanatlar da çalışmadığından Ankara ekibinin savunması çok rahat karşıladı Beşiktaş'ı. Tozo arada kaptığı toplarla etkili oldu. Yani Gençlerbirliği Beşiktaş'ı topla oynatıp arada kaptığı toplarla yakaladığı kontra ataklarda gol bulma düşüncesindeydi. Beşiktaş bir ara 10 kişi Gençlerbirliği yarı sahasındaydı ilk yarıda. Ama baktığınızda pozisyonu yok.
Gençlerbirliği özellikle ikinci yarıda istediği pozisyonları buldu. Çok da net pozisyonlardı. Ama iyi gol vuruşları gelmedi. Üstelik kalede Hakan varken çok da iyi vurmaları gerekmiyordu ama beceremediler. Uğur ilk 11 başladı ancak maç boyu etkisizdi. Pas hataları yaptı, fauller yaptı. Tello da çok gezindi sahada ama işe yaramadı. Beşiktaş kısaca hiçbir oyuncusuyla ön plana çıkamadı. Kartal kanatlanamadı bir türlü. Yalnız ikinci yarıda oyuna giren Rıdvan gelecek için ümit verdi. Erhan'a göre çok daha iyi paslaştı. Açıkçası şansını iyi kullandı. Muhtemelen Ekrem forma giyince ikisi de kulübede pişbirik oynayacaklar ama en azından kadro derinliği oluşturabilirler.
Açıkçası bu maçla ilgili yazılacak çok fazla bir şey yok. Beşiktaş sezon başından beri çok dağınık, motivasyonu düşük ve her maçta farklı arayışlara giren bir görüntüde. Şampiyonlar Ligi şu görüntüsüyle bu takıma fazla gelir. Günümüz futbolunda koşan ve hücum yanı da gelişmiş olan beklerin önemi çok fazla. Mevcut beklerle bu iş zor görünüyor Beşiktaş'ta. Denizli kanatları daha efektif kullanmanın yolunu bulmalı. Şu maçta oluşturmaya çalıştığı pas trafiğini de takıma benimsetmeli. Aksi halde topu rakibin kucağına atıp beklemekten başka bir şey yapamaz Beşiktaş.
Bu içeriği paylaş...



