Hazırlık maçlarında izlediğim ve pek de ışık vermeyen Tottenham, ilk hafta Liverpool'u devirdi, haftaiçinde de Hull City'e 5 gol attı. Demek ki işin resmiyete binmesi gerekiyormuş. Oysa ki geçen sezon ilk iki maçında düşme hattındaki takımlara iki maç üst üste yenilmişti. Kadroya Crouch ve Bassong eklemeleri yaptı Harry Redknapp. Geçen sezon takımın ne hallere düştüğünü de biliyoruz. Tottenham'ın sezon başlangıcı geçen seneki ve hazırlık maçlarındaki durumlarıyla kıyaslandığında farklı ve enteresan oldu.
Geçen sezon son anda ligde kalabilen Sunderland, takımın başına Steve Bruce'u getirdi. Yeni menajerin adı birçok transfer söylentisine karıştı. Cattermole, Cana, Campbell, Bent gibi önemli takviyeler yapmayı başaran Bruce açıkçası Crouch dışında konuştuğu ve istediği her transferi gerçekleştirdi. Transferlerde başarılı görünen Sunderland, hazırlık maçlarında da iyi bir görüntü çizdi. Bu sezon düşme hattından biraz daha uzak kalmaları mümkün. Lige de deplasmanda yeni transfer Bent'in attığı golle Bolton'ı yenerek başladılar. Ardından evlerinde iyi bir ilk yarı oynayarak öne geçtikleri Chelsea'ye yenildiler ama Bruce'un da dediği gibi; "İlk yarıda Chelsea ile iyi mücadele ettik fakat sonunda çok çok iyi bir takıma kaybettik". Neticede özellikle Bent'in gol yollarındaki etkinliğiyle önemli bir sıkıntısını çözmüş gözüken Sunderland sezon başında dikkat çekiyor.
Ve Arsenal. Hazırlık maçlarında genç kadrosuyla iyi sonuçlar aldı ve güzel futbol oynadı Wenger'in futbolcuları. Özellikle bir isim çok dikkat çekti. Daha 17 yaşındaki Jack Wilshere izlediğim Atletico Madrid maçında sağ kanatta rüzgar gibi esti. Sürati ve top tekniği yaşına göre muazzam. Ancak Wenger henüz onu Premier Lig'de oynatmayı düşünmüyor. Gelişimini sürdürmesi gerekiyor elbette. Sezona 6-1'lik Everton deplasman şovuyla başlamak Arsenal de olsanız dikkat çekici bir sonuç bana göre. Everton geçen sezon başarılı bir performans sergiledi ve ne olursa olsun ligin iyi takımlarından biri. Arsenal hafta arasında Celtic'i de deplasmanda 2-0 yenerek bu sezon daha iddialı olacağını gösteriyor.
Benimki gibi birçok iddia kuponunu yırttıran Burnley var sırada. Premier Lig'e 33 yıl aradan sonra Stoke yenilgisiyle merhaba diyen Burnley, haftaiçinde Manchester United'ı 1-0 yendi. Kırmızı şeytanlar zaten olumsuzluklarla başladı lige. Sezon öncesi Chelsea'ye kaybedilen kupa ve özellikle Ferdinand'ın 4 hafta sürecek sakatlığı takımın belini büktü. Ancak bu maçta rakip lige yıllar sonra geri dönmüş Burnley'di. Ben bol gollü bir maç bekliyordum ancak sadece 33 yaşındaki Blake'in müthiş golünü izleyebildik. Burnley lige dikkat çekici bir giriş yaptı böylece. Ne olursa olsun Manchester United'ı devirdiler. Ferguson bile maçtan sonra "Bu onların gecesiydi" demekle yetindi.
Birmingham City de el değiştirme yolunda. BBC Sport'a düşen bir habere göre Hong Kong'lu iş adamı Carson Yeung kulübe talip olmuş. Eğer anlaşma sağlanırsa İngiltere Premier Lig'de yer alan takımların yarısını yabancılar sahiplenmiş olacak. Yeung'un holdingi zaten Haziran 2007'de kulübün %29.9 hissesini satın almış. Çok da yeni bir şey değil aslında. Bilindiği gibi özellikle Manchester City'nin satılmasında İngiltere'de kulüplerin yabancılara satılması konusu bir hayli tartışılmış ve tepki görmüştü. Birmingham City de sezon başında bu özelliğiyle dikkat çekti.
Ve son olarak ligin son şampiyonu Manchester United'ın Burnley'e yenilmesiyle, ligin resmi sitesinde "Premier Lig Şokları" başlığıyla verilen bir haber dikkat çekiyor. Haberde lig tarihinde bu sonuca benzer yaşanan şok mağlubiyetlere yer veriliyor.
İlk şok yenilgi geçen sezon başında Arsenal'in evinde Hull City'e 2-1 yenilmesi. Maç sonunda Hull City menajeri Phil Brown, "Elbette Emirates'e gelip buradan üç puanla ayrılmamız birçok insanı çok şaşırtmıştır ancak soyunma odasındaki kimse bu galibiyete şaşırmadı" şeklinde bir açıklama yapmıştı.
17 Ocak 2004'de yine Manchester United ligin dibindeki Wolves'a 1-0 yenilerek taraftarlarına şok bir üzüntü yaşatmıştı. 11 Eylül 2002'de yine Kırmız Şeytanlar ligden düşmekten sadece 2 puan farkla kurtulan Bolton'a kendi sahalarında yine 1-0 mağlup olmuşlardı.
14 Nisan 2001'de bu kez Arsenal, Patrick Vieira, Thierry Henry gibi oyuncuların yer aldığı kadrosuyla evinde o sezonu 14. bitiren Middlesbrough'a 3-0 kaybetmişti. Arsenal'in 25 Şubat 2001'de de Manchester United'a 6-1'lik yenilgisi sanıyorum ki Arsene Wenger'in unutamadığı maçlardan biri olmuştur.
Haberde tarihleriyle sıralanan diğer maçlar ise şöyle;
Bradford City 1-0 Liverpool 14 Mayıs 2000
Liverpool 0-1 Watford 14 Ağustos 1999
Liverpool 0-1 Barnsley 22 Kasım 1997
Southampton 6-3 Manchester United 26 Ekim 1996
Coventry 5-0 Blackburn 9 Aralık 1995
Bu içeriği paylaş...



